Ehl-i:
icindeki nedensiz katliamI tiye alan yIlan
gösteri için ortaya itekleniyor...
...sahane renkleri var...
tüller..danteller içinde...
bunun için tasarlanmış...porselen ...kurmalı bir dansçı,cambaz,soytarı...
etten olan tek yeri maskesi....
alkışlamak için deliriyorlar...
ihtiyaçları var...benlikleri oyuncağın porselen tenini kemiriyor...
yasaları koruyor zaaflarını...
şahane hayvan..şahane bir hayvan...
camdan gözlerinde sirkin ötesindeki bir evden kalma yangın parlıyor...
güneş gibi diyorlar..ışıklı.sanıyorlar.
tekrar dön..tekrar takla at.
bizim için orda ol...
bir ihtimal senin için ölürüz de...müzik bitmesin...bu lanet linç hiç bitmesin.
oyuncak yorgun...eklemleri paslanmış.
kıpırtısız...
gülümsemesinden cam kırıkları dökülüyor...
gayret etse...son bir kez bir buğulu kıpırtı havadaki sessizliği yaksa...
.
.
seyirci sabırsız..küfürle dolu.
oysa şaşmamak gerek.................
................her oyuncağın bir kullanım süresi vardır.................
biri kalbinde bir delik açsa...içindeki buharı serbest bıraksa...
fırından yeni çıkmış ve kalbine ateşin bütün nemini saklamış kek gibi o...ne komik.
06:40 - Cuma, Şubat 2, 2007 -
......
"Ateşin tüm neminde" kendi deliklerine düşen mezar kazıcılarının küfrü yankılanır ebru.......
Bu küfür öyle de okkalıdır ki dokunduğu dünyanın her bucağına küçük kesikler atmış , bir denizcinin cebinde gezinen nice boz taş arasındaki pelin otu kadar da esrik düşmüştür.....
Güverteye vuran dalgalardan ıslanmaz tohumlar - ki onlar kuru dallarından yaktıkları alevle nemlemişlerdir içlerini...
Heyhat ! Esaslı bir köpükle saklanacak tüm cellatlar . ..İsli hududunun ortasında ebedi hezeyanına kılıf dikmece.. Karanfil tokmağın kaldırdığı tozu ikrar edecek gözü bağlanmamışlar...
Sızladıysa eklemlerin bu temsilde..korkma...
yaklaşırsan bir kaç adım susacağım
yıkayıp sana değecek eklerimi
bir denizci bir mezarda daha düşmeyecek çukuruna
emre - 10:00 - Cuma, Mart 9, 2007
.
verdiğim her ses ... hayata dönüştürdüğüm özüm...
küflü bir nefesi aşarak
dışarıya ulaşıyor...
görünmez mezarlıkların tunçtan yılmaz bekçisi olarak kendi
mezar taşı başında yıllarca bir türlü esaslı bir cümle bulamadığı için didinip duran o bekçi
oysa o cümle gelse bırakacak kendini tabutuna...
tek bir cümlenin eksikliği yüzünden yaşıyor...
giderek yaşamı ölüme benziyor o yüzden..
ben gelirsem...daha feci düşersin sanki...
nefesim canlı değilken hem.
buz - 07:00 - Çarşamba, Mart 21, 2007