z/uyku

kanı taze oda süsü

Ehl-i: icindeki nedensiz katliamI tiye alan yIlan


japondan bir balık..
turuncu kanatlı...
çocukluğun kağıttan yapılan balıkları kadar dayanıklı değil.
hani güneş soldururdu renklerini...
üzgünleşirdi dalgaları..deniz kokmazlardı artık...
eskimişlik terkedilmişlik yeni haleleri olurdu..
bu yüzden kıyamaz atamaz kalbinin suyuna sokmak canlandırmak isterdin.

evi..okyanus...olsun diye tenindeki pulları -en derindeki en giz ışıktaki parıltıyı çekmek için.
kavanoz her gün kalbini eziyor.
bir dalganın hayalini kovalarken bazen cama çarpıyor kafasını...


pazarda kavanozların içinde.bir sürü japon balığı..turuncu melekler gibi.
hem ağlasalar bile su yüzlerini emiyor ...görmüyor kimse.

bugün.bize.bir.cinayet.lazim.bu.eve.bu.odaya.bu.
hücreye.gene.bir.soygun.bir.detaylı.kötülük.akını.
bir.kurban.bir.cellat.bir.masumiyet.linci.bir.haykırış.
bir.yalvarma.belki.bir.düşüş.gerek.
neden.sokakları.sevmiyorsun.oysa.örümcekler.çok.güzel.
kaç.kaç.kaç.kendinden.

japon balığı.1


02:27 - Çarşamba, Mayıs 16, 2007 - heceye nefes'kapısı



...



ya qansız qalmışsa
turuncu?

baliq - 03:26 - Cuma, Mayıs 18, 2007




Özgürlük...



Atilla Yayla'dan Özgürlük Dersi.

İzlemek için buraya gel:

www.blogcu.com/ddervish

ddervish - 00:25 - Pazar, Mayıs 20, 2007




..



biraz da kelebeklere benziyorlar.. balıklara özenmiş..
zorlanır gibi kanatları rüzgarı özlemiş..
nefesini tutmasa bıraksa.. suyu kırmızıya boyayacak..
ipini koparmış balonlar göğe kaçacak.. boğulacak..
.
bir balık suyun yüzüne çıkardı.. yolları ayrılırdı orada..
aynı yöne giderken oysa.. gördüğüyle boğulacak balık.. biliyor..
bir avuç kum serpecek üstüne kelebek dipten çıkardığı..

..

kim takmış bu ismi sana.. varsın inanmayaydı.. ama bu mekanik tını.. yalan deyişi.. inkar edişi.. söylenişi tuz kokmuyor hayır.. asfalt buharı çokça.. silikon hatta..
yine de üzülme emi.. gidelim hadi buradan.. üzerine oda parfümü sıkılmış bir çiçekle tanıştırırım hem seni.. söz..


dark - 16:30 - Çarşamba, Mayıs 30, 2007




öksürük..



!boğuldum
!öksürük tıkadı
?dilini ver

pince - 22:20 - Saturday, Haziran 2, 2007




.





Bir dalganın hülyasında döne dururken yere düştü içten bir parça - pulları al al.. halesi boz renkte bir cam kırığı ..

İşbu cam kırığında yürekteki ateş var ebru.. Daimi bir süratte sönmekte.. Gömüldüğü yerde kendini harcamış bir nefesmiş meğer bu.
Hangi dipteyse yahut nasıl düştüyse..

Kendini harcayan meydanların gölgesinde ..gölgesinde oturup durmuşız..hani pulları al bir parça düşmüştü içten..ya...ne verir bu boz bulutlar ..bir tutam asit yağmuru..sefalet..

dil dökülmeyi kestiğinde irinini atıyor nefes borusundan...ondandır bu ağız kokusu..yaklaşanı uzaklaştıran

birinin gitmesine rastlar ilk dilimden akışı bu irinin..




emre - 01:58 - Pazartesi, Haziran 4, 2007




½



-baba japondan balık olur mu ?
japondan olmaz oğlum ama japon balığı isminde bir balık var . Sana alayım mı ?
-olmaz baba ben japon istiyorum ama balık olmasın...

anvil - 02:30 - Saturday, Haziran 16, 2007




Sevgilerimle



Kıymetl blogcu dostum.
Gerek sizlerden haberdar olmak, gerek kendi eserlerimden haberdar etmek maksadına matuf hazırladığım alttaki şiirlerim umarım sizlere huzur, moral, sevgi nişanesi olur.

Yoğunluktan ötürü periyodik olarak her birinizin yazılarını takip etmem mümkün değil! Ancak bilmenizi istiyorum ki ben blogcu'da yazıyorum yani sizlerin arasında içinde mutlu ve huzurluyum. Bütün yoğunluğuma rağmen mesaj gönderen her dostumuza mutlaka er ya da geç cevap göndermeye gayret ettiğimi bilmeniz beni daha da huzurlu kılacaktır.

En derin sevgilerim ve en kalbi muhabbet duygularımla güzel günlerde kalmanızı diliyorum.


MANSUR

Şems-i Mansur gelmişiz filizlensin otlaklar
Koyun kuzu rızkına, seher vakti doğarız.
Can veririz toprağa, susayınca çatlaklar!
Küfrün bile üstüne, okşayarak yağarız...!

Nefsi nihan eyleyip, düz başımız eğilse,
Ahu figan etmeyiz taş havanda döğülse,
Nehri nur'da boğanın suyu mizan değilse,
Rahmetine sığınır misk-i zemzem sağarız!

Mansur İlhan Yakar
http://mansur.blogcu.com/

Senin Olsun

Kalbini gönlünü, al götür benden,
Aşkını başına, çal senin olsun.
Hayat mı beklenir ölü bedenden,
Bulursan canımı, al senin olsun.

Ne kıymet ne vefa, hep çile verdin,
Bitirdin ömrümü, bitmedi derdin,
Kalbimi elinle , çarmıha gerdin,
Ölümden öteye, yol senin olsun.

Ne kadar deyince çok dedim sana,
Gayrıya bir kapım yok dedim sana,
Ölmeden yüreğim bak dedim sana,
Yaşayan kalbimi, bul senin olsun.

Üzülme ne hasta, ne yasta başım,
Her sene otuzbeş hep aynı yaşım,
Gelirsen anlatır musalla taşım,
''Ruhuna Fatiha'', kul senin olsun.

Severdin gönülden yeminle güya,
Yaşamak seninle yalancı rüya,
Dönecek duracak desen de dünya,
Ben çıktım içinden, kal senin olsun.

Mansur İlhan Yakar
http://mansur.blogcu.com/

GİTME

Bırakıp gidersen, beni meleğim.
Yüzüme son defa gülmeden gitme.
Ömrümü harcasan değer meleğim
Seversen canımı, almadan gitme.

Gidersen ayrılık ruhumu boğar.
Rahmetin cesedim üstüne yağar.
Gün olmaz, geceler yeniden doğar.
Güneşim üstüme doğmadan gitme.

Bülbülüm gitsende solmaz güllerim.
Saçından bir teli boğmaz sellerim.
Tenine değmeden ölmez ellerim.
Alnıma buseni, koymadan gitme.

Baharın yerini, gözlerin almış.
Güneşin rengini saçların çalmış.
Elinde sermaye bir aşkın kalmış.
Kalbimi bohçana sarmadan gitme.

Esmesin durdurun firkat yelimi.
Rüzgara ağlayıp büktüm belimi.
Muhannet bilmesin yeter halimi.
Unutup hatrımı sormadan gitme.

Bu baki aşkımı, taşıma yazdır.
Uğruna canımın ölümü hazdır..
Hasretim vuslatı, kalbine kazdır..
Üstümü toprakla örtmeden gitme.

Çiçekler toplayıp, aşk ile bağla.
Ağıt yak derinden ruhumu dağla.
Başımda oturup bir zaman ağla.
Taşıma gözyaşı dökmeden gitme.

Toprağıma algülleri ek de git.
Her birine göz yaşını dök de git.
Bu hasreti biraz olsun çek de git.
Mezarımda figan etmeden gitme.

Burada bırakma, bunca emekle.
Helal et hakkını, bir daha ekle.
Azaldı ne olur, akşamı bekle.
Üstüme karanlık çökmeden gitme.

Bahar gelsin arı çiçek toplasın.
Sevgililer sarmaş dolaş hoplasın.
Başucumu koyun kuzu kaplasın.
Gögsümde çimenler bitmeden gitme.

Az ötemde ayak yolu oluşsun.
Ana evlat yakınımda buluşsun.
Baştaşıma güvercinler doluşsun.
Yükseğimde karga ötmeden gitme.

Bu vefa senindir el benim sansın.
Adınla merhamet, adımı ansın.
Çobanın sevdası ateşte yansın.
Kavalda dumanlar tütmeden gitme.

Ömrünü üstüme, üfle züleyha.
Nefesin ruhuma sonsuz rayiha.
Her telin hatrına, oku fatiha.
Saçların ruhumu sarmadan gitme.

Mansur İlhan Yakar
http://mansur.blogcu.com/


Annem

Duyunca yıkıldım kara haberin,
İmdada gelmedi çareler annem.
İnanki ölümün yarası derin,
Her anı insanı pareler annem.

Şükür ki imtihan gaf imiş meğer,
Çiğnesin nefsimi şanına değer,
Elveda deseydi varisin eğer,
Tevhidim olurdu yareler annem.

Hikmeti Hüda'nın bilmem ki nedir,
Bir acı kahvenin makamı sedir,
Desen ki kırk yılı bir ömre yedir,
Zamanı durdurur zareler annem!

Mansur'um bu sırra hani erenler,
Buldu mu hidayet yolu görenler,
Anasız kendine cennet verenler,
Bakarki elinde nareler annem.

Her yanı kaplamış hareler annem!

Mansur İlhan Yakar
http://mansur.blogcu.com/

SAKIN

Anaya benzesin, şefkat kucağın,
Gönlüne bineni, indirme sakın.
Babadan emanet, yansın ocağın,
Muhabbet güneşi, söndürme sakın.

Sulanan çimenler, orağa gelir,
Veraya doğrulan, burağa gelir,
Seninde bindiğin, durağa gelir,
Devranı beyhude, döndürme sakın.

İhlasa daim ol, masiyet derme,
Hidayet bulmadan, ameli yerme,
Kanatsız gönüle, kafdağı verme,
Cahili ankaya, bindirme sakın.

Mansur'un malını, kim niye çalsın?
Hibedir meydana, fikreden alsın,
Herkesin azığı, sırtına kalsın!
Kimseyi yük ile, kandırma sakın!

Mansur İlhan Yakar
http://mansur.blogcu.com/


YOKTUR

Kamil'im diyerek, övünüp durma,
Bu yolda akibet, senedin yoktur!
Beyhude kenarda kendini kurma,
Dil döner her yana, kemiği yoktur.

Mağrurun kelamı sabır taşırır,
Her can yediğini, kendi pişirir,
Gafil minderini, yere düşürür,
Ocağa düşenin kıymeti yoktur.

Çeşmeler akarken, kabını doldur,
Yarına varırım, vehmini kaldır,
Zan ile yürünen, hayali yoldur,
Hakikat bilenin batılı yoktur.

Bozuldu zamane bahane bu çağ,
Faydasız azıksız donmuşsa dimağ,
Yunus'un misali, bir kuru otag,
Cehennem içinde, dal odun yoktur.

Derin ise yaran, tabip bul sarsın,
Yolunu kaybeden, kamil'e sorsun,
Herkes bildiğinin, sırrına ersin,
Marifet bulana, kafdağı yoktur.

Mansur İlhan Yakar
http://mansur.blogcu.com/

ZÜLEYHA

Hevadan saydığın taştı önüne,
Derdini söylemez dili baş değil.
Firkati demledim saki testine,
Kadehe eğdiğin çile taş değil.

Vuslata oruçlu sabreder çile,
Yusuf'um zindana iftara gitmiş.
Yakub'a müjdeler verilse bile,
İçinde hudutsuz Yusuf eritmiş.

Züleyha, zikrine kapanmış bıçak,
Parmağın acısı duyguya kalsın.
Ardında kan izi bırakan kaçak,
Sığarsam götürün her zindan alsın.

Mansur İlhan Yakar
http://mansur.blogcu.com/

ÇÖL ŞİMDİ

Muhannete ekmek olmuş hamurun.
Közlediğin ciğerini yer şimdi.
İncitmeden tarar idi yağmurun.
Dolu kırar saçlarını ör şimdi.

Ört üstünü son mektubu yatırda.
Üşümesin ayrılıklar hatırda.
Veda etmiş en son iki satırda.
Sevdiceğin sana olmuş el şimdi.

Bulutları dönüştürdüm andıma.
Kar boranı çalıştırdım kendime..
Aşkı rahmet olan gelsin bendime.
Tepelerden inan sular, sel şimdi.

Nice dilber tutuşurken yanmazdın.
Zikredenin sen ismini anmazdın.
Dizlerine bal dökülür banmazdın.
Ekmeğini bir pekmeze, böl şimdi.

Göz pınarın firak ile, sulandı.
Vuslatını seven haber, yalandı.
Kerbelasın, aşkın kana bulandı.
Her tarafın kızıl kandan, göl şimdi.

Elmasıydı müsebbibi Havva'nın.
Alem oldu rahmetiyle Mevla'nın.
Selamı var sana Mansur, Leyla'nın.
Arar isen aşkın yolu, çöl şimdi...

Mansur İlhan Yakar

http://mansur.blogcu.com/

Mansur - 20:12 - Cuma, Temmuz 13, 2007




..



dün gece aklıma ne geldi biliyor musun buz..
dedim ki kendi kendime "yaw bizim buz seçimlerde aday filan olmasın sakın"
yakışır elbet de.. özledim seni.. fesleğen kokulu balık..
..

bi sokağa giriyorsun.. yürü yürü..
sağlı sollu dizilmiş evler hafif bir kavis çiziyor sonra.aniden bir sincap çevikliğiyle ağaçlık bir yere çıkıyor sokak..
kaç pencere yıldız misali.. bir ağızdan.. "buuz beni bulamaaz"

..

peki bakalım.. ne kaldı şunun şurasında pazara..
görüşmek üzere:)



.. - 17:19 - Salı, Temmuz 17, 2007




kuru nefes.



hasretim kelamına..
kuyum çıplak,kuru..
hastayım gözbebeklerine..
sözcük giydirilmiş kirpiklerine..
aynam elimde..
simam harflerinde..

pince - 16:12 - Saturday, Temmuz 21, 2007




japon balığı...



çaresizdir bakışları balığın bir o kadarda ümitsiz...
kendimi düşündüm biran fanusun içinde...
bizde bakmıyomuyuz çoğu zaman o hayata o şeklde...???
...
farklı bir yazı olmuş...
beğendim..
sevgiler...
bennns**

bennns - 20:06 - Salı, Temmuz 24, 2007




:)



yarasaları unutmuşsun, mavinin güselliğine kapılan yarasaları...

YaratiqLarSehRi - 11:11 - Cuma, Temmuz 27, 2007




...



karanfil bana yaz....


mavİ

ezelmaii - 23:33 - Pazar, Ağustos 5, 2007




..



:) :) :)

bir balık gördüm sanki :P



dark - 09:57 - Cuma, Ağustos 31, 2007




..



balıq/

şeffaf balıklar olurlar...suyun rengine karışırlar...
görülmediği halde varolabilen tek canlı olarak.
içlerinden şehri seyredersin..onlar da senin içini...sadece seni izlerler...
kimse sana baktığında seni görmez oysa.

...

dark/

bütün gösterilerde gülmeyen tek seyirci olduklarından dolayı japon deniyor onlara sanırım....uyuşmuş kalpleri yüzünden alkışlanacak sahne bulamadıkları için...:D
minicik bedenleriyle dünyayı garip bilgilerle doldurabildikleri için...bazen hiç de güzel olmadıkları halde gene de ışıklı oldukları için...
..bir de renkleri öyle çiçeksi ki..bahar balıkları da denebilirdi aslında kim bilir ...

ama gidebilecekleri bir yer yok...ne kadar hırsla gitmek isterseler cam o kadar hırsla başlarını acıtıyor...

ters dönmüş bir tanesi.yüzeye vurmuş..ölü taklidi yapmış..birileri alıp atsın diye onu...
dünyanın en akıllı japon balığını , sahibi mutfaktaki öğütücüye atmış...
oysa ilkeli her insan bilir ki japon balığı ölüleri suya atılır..herhangi bir suya...

a seçimlere katılırdım tabi de kesin yolda ne yapmaya gittiğimi unutur nutuk alanında da mikrofonun bende olmasından hiç alınmaz bana bakan insanlara bana baktıkları gibi bakardım bir süre..sonra sıkılır madem bir mikrofon var birileri bir hikaye anlatmalı diye düşünür ve başlardım kendi öykülerimi anlatmaya ...kısaca yazık olurdu seçmene ya da bana ...:s

evet...özlem... :)

....

pince/

bitti demiştin ya.....noktadan geriye gel...
bitişten ön yüze.....
çünkü bir tek balıklar boğulacakları kucakta yaşarlar ve hem boğuldukça başka bir denize açılır bütün balıklar...

...


emre/

bir derin suda kaybolmak o derinliğe inebildiğini gösterir...
yüzeyde kulaç atarken çoğu kişi sen mercanları ve incileri merak etmişsen
ve bir tek sen oraya gidebilmişsen aslında tekbaşındalık kutlanasıdır.

kalbin ateşi sönmez...hatta kalbin ateşi artık nefes alamadığı o derinliklerde en çok parlar...
nefessizliğin ortasında en büyük ama en kısa yaşamını bulursun..

gene de bir kez olsun ışığını rengarenk yansımalarla dolu ve genişlemiş ve dünya kadar olmuş görmek...

...güzeldir....
sonrası vurgun...dip sarhoşluğu..sanırım.

:)

...

anvil/

evet çocuklar cesurdur...kumarı büyük oynar :p

...

mansur/

teşekkür.

...

bennns/

teşekkür ederim :)

biz onlardan şanssızız sanırım...onlar gene suyla oynayabiliyorlar bizim fanusumuzdaysa yaşayacak kadar havadan fazlası yok..

...

yaratıqlarşehri/

uçan şeylerden korkuyorum ben aslında..nedense bana çarpıp öleceklerini düşünüyorum
hep :S

...

mavi..

canım...!

yazdım :)



..





buz - 03:05 - Pazar, Eylül 30, 2007








yaKın |öte



.....