| z/uyku |
kahverengi|RehabiliteEhl-i: icindeki nedensiz katliamI tiye alan yIlan
kahverengi|Rehabilite savaş.bütün cephelerde.kendi göğsünü yedi bitirdi.insanlardan kazananlar.öldü. insanlardan kaybedenler öldü.ben öldüm.sen yoktun. şarkılar içinde.war of the heart's heart.diye bir şeyler...vardır..mutlaka çalmıştır birileri kuyruksuz bir piyanoda ve nezaketli bir küfür haliyle.ve hep çello çalmak isteyip..gene de bunu çalmıştır. yaylar kalbimin etinde bilenir türkümüze.çalınız..içiniz...yiyiniz... chopin beni hep ağlatıyor...oysa ilgisi yok..vıcık vıcık bir mahsunlukla....masum..seviyeli bir ilişiklik hali bizimkisi.onun düğününde periler çiçeklere küser.belki de bu. oysa çiçeklerin balındaki zehir şiirleri çağırmıştır.(kimse farketmedi hepsi sülük bir kahkaha giyinerek, evlendi.) ya da claro de luna ...hüzünlü bir bodrum katında yıldızlara özlemli yazılmış bir jazz ağıtıdır aslında.çünkü aksar..aksar..aksar ağlamak....hırçınca burnunu çeker....notaların yarısı silik çıkmıştır..bu yüzden..ve bu yüzden...şantözler öldürülür gece boyu....topallık taçlandıracaktır çünkü sahneyi. ay yıllar öncesinden beri gri..seçilemez ki geceden...luna parlak ama ay gri.oysa kraterlerini seçtim ben hep.buradan dokundum o yumuşak kumlara....gümüş simleri olan ve gül kokan...ve anılarla tütsülenmiş...gül kurusu kutularda saklanan...ara ara özlemle tutkuyla ekşi bir hüzünle de ama çekmeceden çıkartılıp okşanan...pudralar gibi yumuşak...ve.Kahredici. parmakların ucundan kaymıyor tuşlar.hepsi taş kesilmiş.kelimeler gibi. Ve anlatacaklarının, kalbine giden ve kalbinden giden bütün yolları.taş.la. Tıkaması gibi. ve hayaller genişleyin.alın beni geri.hiç içine salmadığınız kentten toplu bir cinayetle kurtarın. Çünkü sadakatın bir ödülü, bir nişanı, bir sevgisi olmalı. Savaşın sonu yaklaştı…sevinçsiz ama insanlar. Kendini yitirmiş bu savasta ve yaraları yüzünden artık ağrısı dinmeyen kabuğunu kazanmış.hangi şenlik hangi ağrıyı kutlayacak. Mış gibi gökyüzü ağır bir yalan.Altında ben hep daha küçük hep daha savrulmuş öyle ki Gözler artık kör sarhoşluktan. Yüzler döner kalbinin etrafında..sözleriyle ki kılıç ki alev ki ok. Kim neyi der.kim neyi ister…kim hangi cenazesine nefer olmuştur farketmez. Dev bir hamurda birleştirir insanlarını…ne daha güçlüler ne daha masum…. Sadece isimsizler…güç hatırlaması her yara için kin tutmayı. asal sayılar : kendinden ve birden başka sayıya bölünmeyecek kadar ketum olduklarından değil…kibir …asla. En küçük zerrelerine kadar didiklendikleri dünyada ….en sivri en köşe parçaları kalır ellerinde. son taksitleri günlerin.herkes bedel öder.ama en çok asal sayıların soğuktur tenleri ve kalpleri buzdan bir ısırılışla anıların sıcak nefesinden kopar. herşey içlerinden geçmiş içlerinden çıkmış içlerini parçalamış..herşey çalıntı. kendine bölünemez hiçbir şey hem…aşağılayan bir avuntu verilir ellerine..Ne kadar didinsen kendini kendinle parçalar ama kendine bölemezsin.ki ağıtların alayı akbabalar, omuzlarından dünyan kadar ağır adımlarını çeksin. Neyler ruhumu üflesin.bir kez .ilk kez ve son kez…her nefes kesiş! ; her bir boşluğuma denk gelsin.öyle ki.bir kez , ilk kez ve son kez tamamlanmış gibi bir hikayenin içinde kendimle hoş…sarhoş. telaşla kalbini karıştırır.anı kalmamıştır anların yangınından sağ çıkartılmış.kuş cesetleri gibidir kalbi.şişmiş çünkü düşlerin tuzunu yutmuş…ölümün en ağırlaşmış hali.üşüme bitmez artık hiç.bir cesetin en iyi bildiği..kaybettiği kanın sıcaklığı gibi. Gözlerimin üstüne mim çekiyorum.bak şimdi artık seni görüyorum…ve yüzün asık hep sen daha bilmesen de.gülümsemenin baharı nahoş bir sigara yanığı gibi bir çocuğun neşesinde ve çocugun darağacı gibi gölgesinde kendini üzmüş kendini satmış kendini söndürmüş. Sen de bir gün öleceksin. Ama kimse başında bedel için nöbet tutmuyor…demek ki sen yalnız öleceksin..kendinsiz. Hayalgezer. uyku,taş,kuyu,soğuk...ve keddiii adımları elleri kolları kan kusan harflerin göğünde. ….. hayat denen kömür parçasını tükürmek konusunda uzmanlaşıyor…… ateş böceği yutmuş neşesi kezzap bir yakamozum ben….seyret! ya lan cı Lar yalanlarına tapan aptal küstahlar. düşleri yalanlaştırmak için yalanlarına yemin eden realist.hayvanlar! düş tuzakları. ya lan cı lar sen de bir gün öleceksin...ve şahidin bir düş ..ve aptal bilmiyorsun ki bağışlayıcılığın kökü kan..... ve: türk dilinin sayıklama ekidir.kavruk ruh her hikayesinin ötesine iliştiğini bilir ve kendi iç hikayesinin parçalarını da kendine sanrılı bir tekrarda iliştirir. sen hiç bir gün ölemeyeceksin . lütfen.şimdi.bizim.için.artık.chopin.bir.kez.ilk.kez.son.kez.dinleyiniz.bir.kez.son.bir.kez. 02:00 - Pazar, Eylül 30, 2007 - heceye nefes'kapısı
|
![]() fotograf:nilgün kara
![]() toplam ~ 465sayfa.... dizayn:buZ öteBüyüLer .......... logo.tüy: ![]() radyo logo.su: |


