z/uyku

watt yeniden..../kelimeleri kaybetmek.

Ehl-i: demir atKI




kadavra odasında fişlenmiş harf yığınlarından
en kesilmeye hazır olanı seçmektir konuşmak dedikleri.
bu kelimeler sırtlarını kumdan evlere dayarlar gene de bütün hayat aksamadan akıp gider.


kahramanlar asil ödüllere gözlerini dikmiş tamahkarlar olabilir.


oysa hergün yagmurun altında eriyip giden yüzler içinde
çok basit bağlardan izole edip kendini bütün bu kumdan evlerin izlerini yüzünden silenler vardır.

kahramanların tersine yürürler ...ödülleri yoktur.
kayıtsızlık denizinde boğulmaktan hep sonda kurtulurlar.
gözler bileklerine kadar uzanan bir linçte onları hep bu tuhaf ortak havuza çekmek ister.

biri bir gün diğerine her gün kullandığı çok basit bir kelimenin anlamını sorarak onu öldürebilir!

çünkü diğeri herkes gibi hergün bildik hayatın bildik motifi altında kendini tanımı gereksiz ama kabul gören boşluklarla işlemiş...kendiyle hayat arasına sert bir küslük sokmuştur.




lynch gibi beckett de insanın parçalanmış zihninden sızan kopuk hayatlar trajedisinin farkında bir benliktir.
ve öykülerin esas yüzlerinde kahramanların isimlerinin hızla silindiğinin,olay akışının olağan kurallarının işlerliğini kaybettiğinin...farkındadır.

bir çöp yığınıymışçasına simgelerin üstüste yığılıp insanın içinde yeni ama çoğunlukla çıkışına yakın sönen hayatlar yarattığını..bu garip parçaların ele gelir yanlarından ortalama bir kimlikle kişinin yaşadığını....


gerçeği yansıtmanın biricik yolunun onun aksilik dolu öz halini kullanmak olduğunu...kahramanı doğan-büyüyen-aşık olan vs vs ve sonunda ölen hikayelerin uydurma bir umuttan öteye gitmediğini...

benliklerin birbirinde eriyip çarpıldığını

bilir.

watt hayatlar arasında kendi hayatına rastlayamaz.
sonra watt hayatlar arasında kimsenin hayatına rastlayamaz.bu yüzden watt bir hayata sahip olur...ama hayatını kullanılır kılmayacak bir dünyada.





07:05 - Çarşamba, Aralık 26, 2007 - heceye nefes'kapısı



...



Hayatsızlık bakii ise nefes , aldığın bu limanda kalmak , kıyıya tutunmak için ne yapmalı ?
Kendinin kılacak bir tutam nefes ararken tıkanıp kalan cenaze bekçisi
yahut artık dizleri tutmaz olmuşken son bir umut sırtına yuvalanmış kargalarla bir koşmaya çalışan bakışsız çocuk


hepsi bir vakitler bu kitabı okudu

öyle sevdiler ki hem..sonsuza kadar yeni doğan günü o kitabın satırlarıyla kutsayacaklardı..

olmadı..
mürekkep kurumadan yuttu gözleri

ferdinand bardamu - 23:57 - Pazar, Ocak 6, 2008




.




satırların görünmez kayıklarından birbirimize tutunmaya çalıştık..

asla bir yüzü olmamış kahramanların gölgesinde güneş biraz hırsını törpülemişti sanki...

farkettik ki sonra...kayığın yüzdüğü denizin adresi bir tek bizde var..ve çağıracak
herkes başka denizde yitmiş..

bir karşılassaydık bir an...yok...o zaman umut da kalmayacaktı.

bilir ki denizci denizi bir gün kendini boğacağı bilgisiyle sever.


buz - 18:27 - Perşembe, Ocak 10, 2008








yaKın |öte



.....