| z/uyku |
kıyametdüş kurana bu düştür dersen-düş kuran ölür her düşçü düşünün bir iddasıdır. bir düş tamamlanırsa düşünü gezen gene ölür .. hayat -düş arasına gerilmiş kalp çekilince; düş dünyaya yıkılır-kıyamet. sevmek gerekir kırıkları..bu sefer de dünyayı yaşamasına bıraktıkları için.gene kıyamet . .......................kırıklarının arasından görebilirsin ayı sadece..hem. düşlerini kırarak koruyorlar inkarcıların göğünü. çatlaklardan geçen martılardır gökteki tek mavi. aşk dersen.martılardan umut için kopartılan çocuklar.parçalanmış kuş göğsü. kıyametin külü. - Cuma, Mart 14, 2008 - nefes {5} - heceye nefes'kapısıfon sarı...yalan söylemek hüzünlü bir devrimdir. masadaki herkesin yüzü solar. ama dünya nihayet değişmiştir hmm açma düğmesi nerede acaba.. yağmur , şehri yutsa..gökle yer arasında bulanık bir denizde yüzse bütün yorgunluklar.ve güneş bu akvaryumdan çocukluğu geri avlasa. kalbi dolduran kırıklar , nereye yerleştirileceği bilinmeyen cesetsiz ve insansız öyküler...bir oltanın ucunda sallansa hala bulamadım.... oysa birileri harflere dokunduğunda herşey çoktan bulunmuş ve eskimiş olacak. görünür harflerden çok görünmez harfler var..paranoyaklar için mayın doludur konuşmak. - Salı, Ocak 15, 2008 - nefes {5} - heceye nefes'kapısışşş.nefesi cigerlerini eritiyor.. nefesi kafesinden kurtuluyor.. nefesi kabuğunu soyup kirlendiği köprülerden hayata akıyor. /o köprülerin sahiplerinin göğünde kuş uçar sanki. nefesi olmayanın geçirgen yüzünde hayat hep bir saat geri kalıyor şimdi... oysa bir kaç saniye bile yeter yıkıma. - Perşembe, Ocak 10, 2008 - nefes {0} - heceye nefes'kapısıtaş...boşluğun önüne üç kara taş dizmiş... çıplak çizgisiz sağır yüzeylerinden hayatı okuyor... katmanlarına sıkışmış bilebileceği bütün öyküler, öyle diyor... sessizlik koyulaştıkça...taşları aralamayı öğreniyor kalbi... - Salı, Nisan 10, 2007 - nefes {3} - heceye nefes'kapısıerguvanlar açsın...açsıntaşında derin su kullanılmış bir kentte yaşamak ama asla yüzme öğrenememiş olmak... boş ver...neyse...neyse...boşver.. nefesinle dolan bütün boşluklarda yürüyen ...........çekirge. nefret sevmenin asalet takmaz biçimidir... ..heceler kelimelerden nefret eder... - Pazar, Aralık 10, 2006 - nefes {0} - heceye nefes'kapısısayıklamaevet...evet...öyle olmalı... dünyanı kurtaramıyorsan... saydam filoların olmalı. giderek siyahlaşırken alnını çeviren ışığın... gemilerin yıldızsız gecende uykunu bölen ateş güllerini unutturmalı... ihtiyacın giderek azalırken yaşamına... olmayan bir kara yıldız senin adını sayıklamalı. yoksa zor... yokuş aşağı yüzerken ruhun ayaklarını ters yönde...ymiş gibi tutmak... ruhunun etleri yarılıp...hastalıklı bir güneşe dönüşürken... nefes kesen yansıman aynadaki... karanlık bir sırrın buruk yıkıntılarını saklar... ...bu kapıdan geçeceksin. son kez gülümserken neredeyse parlayacaksın... saydam gemilerin olmuştur... ve galaksi kalbinin ateşiyle -kıpkızıl kusmuştur. yaşamışsındır az çok... bu yüzden neredeyse parlayacaksın... saydam bir filon olmalı... olmayan mürettebatın ardından senin için ıslık çalmalı ... korktuğun sahneler kendini yenilerken... sen varmışsın gibi hala... korkunu bastıracak şarkıyı fısıldamalı... üşürse alnından öpsün diye melekler... kara bir cenin olarak kalbinden düştüğün şafağın. * ben hiç yolculuk yapamadım... ...içimdeki his bu... giden bir trenin...otobüsün...arabanın içinde içim sıkılarak yeni kentleri beklemedim hiç..ya da bir serçe kalbimde yeni bir havayı soluyacak olmanın heyecanıyla kıvranmadı... ben kaldım hep..herkes giderken..ayaklarım çürüdü saplandığı başlangıçta...anlamsızlaştı gereksizleşti. en çok kuşları sevmek zorunda kaldım..bu kadar yukarıya bir tek onlar gelebiliyordu..yol çok aşağıdaydı ve bir kilit vardı görünmez.dünyayla aramda duruyordu... en feci yolculuk bile durmaktan güzel dedim sonunda... ayaklarım kalmadığı için artık..aşağıdaki yola atladım... bu düşüşün bitmesini bekliyorumdur belki de şimdi..gene duruyorumdur yani harekete karşı... kızıl ötesi eğriler çizen zihnim...boşlukta yüzen adımlarını seyrediyor.. gayet kaygısız... gayet saçma... gayet neşeli olan herşey gibi...ve umut gibi..yeşil...yeni patlamış tomurcuk...kışa kaprisli. mavi kuşlar kanatlarıyla psikopatca bir elektrik yayıyorlar..radiohead... bütün kentte, sadece çete çocukları...yağmalamak için yıldızları.../tenezzül etmeksizin ama ışığa güzel güzel !GÜZEL aynayı seyrediyorum..aynada kendimi değil..direkt aynayı... sonra gülümsüyorum...ve kaç şekilde daha gülümesenebileceğine dair karmaşık bazı hesaplamalar yapıyorum..yaptığımı sanıyorum... vicdanım rahat...çok çalıştım yoruldum ve ben bu dünyada herşeye layığım.uykum geldiğinde huzur içinde yatabilirim. vs... toparlarsak...eğleniyorum denebilir... güneşe bakıyorum... oysa gece... - Pazartesi, Ekim 2, 2006 - nefes {0} - heceye nefes'kapısıkumarbaz~atılmaktan aşınmış zarları avucuna verdiler. kaybettiği ilk kumar yüzünden... bahsi; kazanmak için yükseltmedi... ..uçabildiği tek an-düşerken. - Pazar, Ekim 1, 2006 - nefes {0} - heceye nefes'kapısı...birden bire kuşlar uçmaktan vazgeçer.çizdiğin bir dörtgenin ortasına yerleşirsin ... bütün renkler sınırlarına dörtgenin yığılır ve berraklıklarını yitirmiş gözleriyle gözlerini ararlar... gözlerin koyu bir çukurdur,yaşayan herşeyin gafil avlanıp çürüdüğü. terkediş - yaşamından önce kendi sıcaklığın ayıklanır sonra nesneler bulanıklaşır. ya da tersi. bir şey kibriti yakar işte. dudaklarını ısırır ve bir süre her şey yerliyerindeymiş gibi yaparsın.. sonra uğultu bastırdığında sahneyi -eğreti sahneni dolduran ayak seslerini... ruhunun dibine çökersin... uçan bir güvercinin kanadı saatlerce oyalar zihnini... çünkü zamanın durduğu bir anı yakalayış ölüme direnç noktandır. dostların adını zikredişi-kalbini tırmalar , oysa kalbinle kendin arasına bir dünya yıkılmıştır. duymazsın. - Pazar, Ekim 1, 2006 - nefes {0} - heceye nefes'kapısısoytarı//yazarken... yok hayır... çizerken... çı olmadı... eksik bütün heceler... biri harflerin arasına sızmış ve kelimelerin ruhunu yutmuş.. çünkü ruhsuz insan...ruhsuz cümlelerle...dünya dediği alev topuna gülümseyen bir giysi çizmek ister... dünya gülümsemez... heceler cesettir.. onları ahenkli kullanmak katliamdır... hiç bir şeyin katliamı ne kadar da değersizdir... bu yüzden yazarken... dişimin arasından fışkıran hava... küçük patlamalar alnımda dev bir dehşeti başlatır.. o kadar... parti bitti... dağılınnn!!! - Pazar, Ekim 1, 2006 - nefes {0} - heceye nefes'kapısı.::.bir şey eksik.. haYatını İÇİnden çekip alırken seni ölümüne eklemeyi unutmuş hınzır bir rüZgArA dokunmAnın lAneti gibi hER şey yolundAyken gülümsemenin üzerine iğneler düşer _kahkAnın gergin sinirli ivmesi yüzünden yetişemezsin susmAyA yadsındığın bir sAhnenin ortAsındA çıkışını hatırlaMAyA çAlışırsın::: bir şey eksik sanki eksik olAn şey bütün bir dünyA gene de hAtırlAnAmAyacAK kAdAr hAfif ... - Pazar, Ekim 1, 2006 - nefes {0} - heceye nefes'kapısı |
![]() fotograf:nilgün kara
![]() toplam ~ 47sayfa.... dizayn:buZ |
öteBüyüLer ......... yaKın |öte
|