aşk ile kalaylanmış ruh..nereye gitse sızdırır sırrı.
düşünmekten incelmiş yüzü bulutlar çizmesin diye,
yıldızlar bile eğilir .
ateşle duvarını ördüğü kozada yetmez deyip bağrını da ekler yanana.
kalbi süzüp harfi ortaya çıkarmak.. bir cam ustası sabrıyla.
bazen ağırlaşır dalları ...karanlık umutların kara meyveleri çiçeklerini boğmadan önce , gece dileklerine tutunarak sallanmak ister.
zarfını kapamayı unutma özlemin. düşüne değen ırmaklar içinde kör balıklar kök salmasın..dayanamaz yatağında delirir su.
ipsiz hecesi kalbin, bağlandığı her yer saydamlaşır.-düş kapısından geçen gözlerini rehin bırakır.
pencerene konan ay ...sözü gölgeli yapan sırrı öğrenir.
13:31 - Cumartesi, Mart 14, 2009 - {3} -
güneş dürbününe bakan bir çocuk tanıyorum.bir çocugu hep güneş dürbününe bakarken tanıyorum.
çocuk renklerin içinde beni gördüğüne yemin ediyor.
bir çocuğu kör,körlüğüyle yanıltıcı..renklerin içinde renklere bakarken ...sağırlaşmış bir gözyaşı içinde tanıyorum.
tanımadan beni...dürbününü düşürüyor.
ona harflerden bir tespih yaptım. zamanı durduramam ama çocuk, üşüdükçe buraya kaçabilirsin dedim.
hatırlar mısın?
.......sevgili, şehrin gidemediğin yakasındaki yüzündür.eksik yaşadıklarını o tamamlar.
00:35 - Salı, Şubat 17, 2009 - {2} -
....
dünya bulutlarını rendeler ..
sen yağmuru çok sevmezsin.
gözlerin şafağı sökmeyen okyanus.
duvarlarıma vurur dalgaları.
evsiz kalmak isterim .
kapılar baska bir evde ,
yastık altı.
bir makas alırım elime.
bulutları keserim.
gök deliklerinden masallar mırıldanırım.
perilerim dökülür ellerine ve yüzüne ,
yaldızlı bir intihar.
sen gene yağmuru çok sevmezsin.
-ben hep yağmurda seni beklerim
19:02 - Çarşamba, Aralık 10, 2008 - {2} -