z/uyku

nazan öncel...

Ehl-i: demir atKI


buruk bir ses tonu...
küskün ..ama küstüğünü de yadırgamayan..

kayıp günler vardır..
kimse seni bulamaz...hatta arayamaz bile.
kesin bir sessizlikle dolusundur.
pencereden görebildiğin kadardır dünya.
karşı duvardaki çatlak ağrı dağı kadar heybetli ve önemlidir.

bu kayboluşta dinginlik yoktur ama..
doğru şarkıyı bulursan;

şehir içine akar..
sen daracık sokağından dünyaya yağarsın.


nazan öncel şarkıları...
böyle günler için yazılmış gibi..

çünkü yaşıyor..bir kadın..aşkları hastalıkları
zaafları olan...kırılgan ama hırçın..
duyarlı ...bu tarz bir kadın olmak bu dünya için yenilgisi tazelenen bir savaştır..
. alaycı bir gülümsemenin eşlik ettiği  filozofça derinliği...
düşüşlerindeki vurdumduymaz nezaketi...

onu seviyorum...
her bir hikayesini en kıytırık olanını bile
bir roman şatafatıyla yaşadığı için...

basit kelimelerle kurulmuş cümlelerin
anlam olarak  devrim yaratması.

bende bir resmin var yüzüme bakmıyor (kara tren )

herkes düşer..
düşmelidir...
yaşamı olduğu gibi sezmeyen sevmeyen herkes
düşmek ...parçalarının tadını almak zorundadır...

bu ülkenin dilinde çok fazla böyle şarkı yok
düşmenin filozofu olmak bilgeliğin en hoş halidir oysa
sadece aşk şarkıları değil..
dünyayı anlama çabası..
sade...kaotik..sade...kaotik...
tam dokunmak için...ruhun gözlerini kullanmak gerek ..

onun kasırgaları karşısındaki dinginliği...panik anlarda beni sakinleştiriyor..
hani o anlar ki...boşlukla aranda seni tutan tek şey
sadece ;
silik ,sana özel ama şu an için donmuş bu yüzden seslenmekte yetersiz bir isimdir..



nazan öncel

- Salı, Nisan 3, 2007 - heceye nefes'kapısı



.........



bazen o olmasa
gece bir mezar taşı gibi ...
ağırlaşır...
hırçın bir hüzün; en asil melankoli hem...

Düzenleyen siyyah gün: Friday, April 6, 2007 saat: 02:14

buz - - Cuma, Nisan 6, 2007




....



nefes daralır yada tam tersi herşey iyidir ama içinde bastırdıüın öfkeni söylemen gerekir işte orada yardımına Nazan ÖNCEL yetişir.....
o düz bi cümleyle derin hüznünü,bağırışını dile getirir....
yalvarır pervasızca,söver cesurca,kovar tüm hırsıyla....ama bunu usuldan yapar....
izin ister "bırak seveyim" der...
hesap sorar "soruyo musun bakalım nasılsın diye" der
aklına eserse "dillere düşeceğiz seninle" der....
hiç bişey yapamazsa gitmiş "aşıklar parkı"na oturmuştur...

ne yaparsa yapsın sesim olmuştur.....

mağrur bir öfke....

gamzeyildirim - - Cuma, Nisan 6, 2007