z/uyku

buzdan.

Ehl-i: z_uyku


yazdıklarım bir baş ağrısı etrafında toplanıyor...bir baş ağrısı tarafından ancak anlama çağrılıyor..

yazı; bir baş ağrısının aç belleğini daha az etle temas ettirmek için kalkan olmaktan öteye geçmiyor/geçmeye de niyeti yok.

bir kaç aspirin de aynı işi görebilirdi...

...kayıtsızlık zihne binlerce tondan saldırıyor...

...yazdıklarımla arama buz gibi bir ruh girdi...beni tanımıyor.kendini tanımıyor ve yazıdan nefret ediyor.
hayır ...daha çok yazıyı umursamıyor.


19:11 - Pazar, Mart 4, 2007 - nefes {4} - heceye nefes'kapısı


.

Ehl-i: z_uyku


temayla oynaya oynaya sonunda sıkıldım
fazla ellememeye karar verdim
sade olsun...sadece yazı olsun gibi şeyler...
hep blog olarak kalacak burası..site olmayacak..
sanırım
benim gibi dağınık..toparlayamam..olmaz...
yazı değil çünkü...
hava kabarcıkları.

epeydir aram kötü ...
harfler yüzüme yüzüme kabarıyorlar.
mide bulandırıcı bir dalgalanma var yüzlerinde
jöle gibi
taşınacak yazılar var daha..
taşınmadan duramam...
hepsini taşımadan da duramam
cümle kırıntıları bile.
sağa sola dökülür , bazısını hatta kaybederim
dönüp bakamam...okuyamam bir çok sefer..
düzenleyemem..düzeltemem...
iğrenirim çoğun..
bazen seyrederim..gözlerimi okşar...
yabancılarım en çok.
öyle ya da böyle uçlarından çekiştire çekiştire gezdiririm kendimle birlikte
kendim ya da onlar hep diğerinden kayar-taşar...

obsesyon.

11:00 - Pazar, Aralık 10, 2006 - nefes {2} - heceye nefes'kapısı


siYyahhh........

Ehl-i: z_uyku



.
!lütfen gözlerini yumsun herkes gErçekliğinde kalbi küf tutmuş ama parlak bir uyku icin-

.
ki rüyası önce gelir. . . yol çiçek izi- cinayetler anlamsız

.
sayısız kez içilen ekşi bir ilacın tadını artık almamak ama sıkıntısını da hala atamamak gibi. hem diğer tatlar da o ekşi tatla birlikte ölür ki...

.
evin içinde bir kumru buldum ve annem bunun normal olduğunu söyledi..kuş beni normal sayamadı...korktu.../kuş paradoksu eflatun... mesela eflatun yağsa kar... eflatun, rengin özünü maddesel olarak hafifledikçe anlamsal olarak yoğunlaşan bir ağ altında suna

.
r.. cenin...nefes... milyonlarca siyah nokta … yüzümü kaplıyor… kaybolurken ben… gene kaçtığımı sanacaksın… sussmak… ahfa… siyah bir ceninin sesi neye benzer… ışığımı törensiz söndür…. bana ait olsun ışıksızlığım… avuçlarındaki taşlara adımızı yazmış .

.
düğün köpekleri gözün körlügü arkasindan yetisiyor… şımarmak rus ruletinin en asil biçimidir… tam kendinizle kaynaştığınız noktaya anlamsız bir sırıtış yapıştırılır. biliyorsun artık kendi kelimelerinle kurduğun her cümle kendini linç için sunuşundur sadec

.
e… ağrıyor dersen… izlemek için gelecekler gösterideki hayvan ölürken alkışlar onun için… boşluğa gömmek için sesini kulakları tüneldir… duyuldukça örtülürsün yaşasın karnaval saçmalamama izin vermeseydin ölürdüm… . . . .

.
cümlenin parçaları kitabın parçaları evin parçaları parçalı isimlerin batan uçları mezarlık içte ve dışta iki Kat elin parçaları soğuğun parçaları sözlerin parçaları kobay kedilerin parçalanmış akılları mezarlık içte ve dışta iki Kat

.
masanın metal parçaları neşterin paslı parçaları serumun kanlı parçaları evdeki çivinin duvardan soyduğu parça akıl için giyinen ölümün parçalarıNeşter -dilde dağılan zehir parçalarıSöz ; kan basmış cümle parçalarıSiyah -yazının parçalanmış damarlarıSoru m

.
oru mezarlık içte ve dışta iki Kat sanmaktı.. ve sandıkalrını da hatırlayamamaktı ...herşey... belki... bırak .... parçalansın... pençesinde hüznü birikip acı bir av olan... benden nefret et!!! kendini görebilir misin ...

.
hayatın buz tutmuş yüzünden yansıyan soluk hayaline sığar mı nefesin... sadece nefretten konuşalım... silinmek arzusundan.... BENİ DUYABİLİYOR MUSUN!!! yalan söYlüYorsun!!! körlemesine PROPOGANDA!!! zehirlenmek tukusu...

.
sisi basar hüznün... ama vteslim olmaz kibir... ağlamamak ruhu çatlatır... nereye gömdün... gören oldu mu... aynaya baktığında toprağın yansır artık... kendini eklemedin ölümüne/ölüne...

.
kent.. baştan aşağı kesikli... susss'mak...sus!! bütün parçaları hikayenin ötekisinin yerine acıyı göze alarak geçer... neredesin kendinde değilken... öfke... genlerinde bilinmeyen bir zamana ait gizlenmiş hikayen... kaos için olanaksız merkez... mor...yür

.
üyenin tek yaşayan yeri... öldü diye çürümeye bırakılmış dudakları... isim yüzünden. sürekli tekrarlanarak zamanın bozuma uğratıldığı isim yüzünden... siyah ... yürüyenin gece kaybedilen kanı.

ölüm yüzen kırık gün-
*****************
tekrarlar ...tekrarlar...mani gibi dizilen ağrılar...

Bazen üşüdüğümüzde ellerimizi YakıYORuz ısınmak içiN...güNeş gözlerimizi ısıran Yalancı bir buz kütlesi....


-buz !ölümle neşe arasında kasılmış bir ağzın kekeleyişlerine sinen suskunlukbilinen bütün kuş efsaneleri uçulamayan bir göğün tekbaşınalık çığlığına dairdir…



...
>

kum biriktiriyorum ay yapcam
ay yapcam
ay

.
.... bilinen bütün kuş efsaneleri uçulamayan bir göğün tekbaşınalık çığlığına dairdir…

.
şimdisi var... sonrası için çorak bir gün batımı gibi.. şimdi gör... sonra unut... yum gözlerini... içinde duy.. ama unut... sonra. ... & durdurmak zamanı.. hayatı bıçaklamak... hastalıklı sayıklamalar... çünkü hayat vahşet yaratır.. ve avcılarını üretir..

.
!bu bir buz filmidir-

.
ozanların meşalesi. sönük başlamış olan yarışa. yarış alanında sadece köpekler kalmıştır. yoksa asla gelmezdi. sen geçtiğinde /iyi huylu bütün hastalıklar gibi/ /korkaklığın mabedi/ ceset ; tozlarında parlar. sanki ışığını geri bulmuş ay... ..

.
ahfa.... düşleri ilgilendiren tek aydınlık… aralık kalmış bir mezardan… kırgın bir kefenden yansıyan /aydaki adam giderek soğur.. damarından kestiği şiirle sadece gülümseyebildiğinden gözleri bile kızıl /çiçeklerin dolaştığı nefesi ruhum yırtılırken ruhum

.
olan… /gecedeki kanlı ışık bütün cellatlar gibi gensel.. asfeksi- oksijensiz yetişen balıklar… /yönü gösterecek -bölecek amok; koşuyor..yor... yorulmadan koşuyor... onu ayakta tutan öfke değil..değil..

.
ruhuna mayın eken.. durmasını engelleyen şey... konuşurken harfler dilini keser... bütün kelimeleri sınayarak.. yarayı oyuyor.. haince.. kendine art niyetli... söylenecek şeyler... yokkk... susmak için harflerin dişlerini sökmek gerek... kalp bir ateş topu

.
susturmak için.. konuşmak.. sürekli konuşmak.. yoksa koşanın kulakları yanacak.. içses öyle kinli.. seyrediyorlar... bir sirkte olduğunu sanmaya başlar /yazmasaydı başını bir buz kovasına sokardı;aynı şey -sır bu/ kadehlere dolduruyor özünü içsinler gülsün

.
ler eğlensinler organlarını çizen gülümsemeler hemen yıkılır amok durmaz hiç.. ne varsa önünde düşer.. gülümsemeler şimdi feci bir ağlama... kanımızı yakan mikrop güzel..güzelll... durmadan koşmak ve özünü tüketmek market raflarındaki bezelyeler gibi yüzüm

.
üz... amok bitiş çizgisine koşmaz... bitişe koşar... kendi göstermeyen aynana yakılan övgü... yüzündendir infaz.. geri çağıran sesler kulaklarımızı pençelerken... öldürdüklerimizden hesap soracak -

.
içlerinden bizim için seçtiler- -iç;küflü loşluk- garsonun papyonu komik.. amok...gülüyoruzzzz... ses; kendini boğmak iç niyetiyle tarzini çoktan bozmuş tuzak gibi bir atmosferde yolunu açmaya çalışan ve ağza yıkıcı bir dönüşten başka evi olmayan...

.
.. sanki... bunu anladığımdan beri hayatın kalbi soğuk elleri cehennem gibi sıcak. noktalı virgül... noktaya eklenen kanat. belki cümleler uçlarına kazınan mezarlardan kurtulur diye

.
//..saçmalayan kişinin bulunduğu yer dışarıdan bir karadelik gibi gözüküyordur.// //kafanın içindeki koridorda rüzgar ıslık çalıyor mu?// susss... kara bir kutunun içinde ölen kara böcek hevesli hevesli , ezilen kanatlarını anlatırken uzağa dalıyorum. hınz

.
ır bir kuş tüyü aklıma kaçıyor, gülümsüyorum. .. Kırılmış ateşböcekleri gibi ışığımızı yutarak eğleniyoruz. ... küre... yağmur... ruhumu ıslattı... ve değiştirdi... ve parlak bir küre avucumdan gökyüzüne fırladı... bilinci yağmalayan yakudi nefesi ölgün ış

.
ığıyla ... yakarmak için... ruhsuz ama burkuk solgunluk... melankoli... kışın tutulmuş bütün dilekler... kandelenlerin göğsünde hırçınlığın zırhlı arzusuyla dönüşünü bekler... yumduğunda gözlerini... tıpkı çocukken ki gibi.. buradasın...

.
insanalrın varlığına inanmak giderek güçleşiyor...karanlık...karmaşık...zor...düğümlü...içedüğümlenmiş..flu...saydam...hasta...kötü...sanal... buhranlı...zehirli...sanki kanser.SANKİ KANSER

.
sarı hava ketum...unutmaz... ...

.
Bazen üşüdüğümüzde ellerimizi YakıYORuz ısınmak içiN...güNeş gözlerimizi ısıran Yalancı bir buz kütlesi.... ...

.
buz !ölümle neşe arasında kasılmış bir ağzın kekeleyişlerine sinen suskunluk

.
gramatik felçleniş... dilin içinden çıkan yeni yaratık ...hoşgeldin...


sarı hava ketum..unutmaz...

22:05 - Cuma, Ekim 6, 2006 - nefes {0} - heceye nefes'kapısı


buZ

Ehl-i: z_uyku





doğum günü 31 şubat1975.


hiç bir yerde yaşamıyor


mesela siyah nilüferler olsun isterdi...yüzebilen siyah çiçekler en sevdiği çiçek olurdu o zaman...


....herkesin gözleri yumuk...aynı düş etrafında ne kadar çok kişi birikirse o kadar inanılırlaşıyor gerçek o kadar...

.....buz; düşlerinin içinde gerçeğin öz soluğunu duyuyor.


kendinden kendi degilmiş gibi bahsetmekten hoşlanıyor.



gece...ağzında biriken taşlar...soğuk...kuyular...tüy...rengarenk tüyler ve siyah tüy..

kelebekler...

su...yağmur...


..aris...siyah bir kediydi...


sanırım kendine has anlamıyla bir.......ama bu ne demek ki...


kediler olmasaydı...

bilmiyorum....


boşluğu hissediyorum...

yazarken sadece o var...


ve bu güzel...


hep yağmur yağsa...


birini tanımak gerekmez ki...ruhuna dokunmak için...hatta ...belki!


neden den korkuyorsunuz ki...


alternatif bir yüz yokken...



irili ufaklı..kenarları renkli taşlı aynalar...ve kırık...bazen yeni...bazen tükenmiş...parıl parıl camlar...rüzgarın kokusu...başın döner-



winterdream2005-demony


nerede yaşadığımı bazen ben de merak ediyorum..bazen hiç.


...sonuna kadar gidilmemiş bir soru gibi; şaşkınlık uyandırıcı herşey. bu haliyle sıradan olmak zorunda mucizeler... o şaşırmış ama şaşkınlığını yadsıyan yüz ...

alice harikalar diyarında.gelir birazdan


sanırım sıkı bir şizofreni adayı... hiç derslerini aksatmazzzz....

saçmalamak bir iş olmalıydı amaaaa...


bir kumarbaz...


düş demişler...düşşş'müşşş....


obscure...ev...

evet yaa...!buz yazıya programlı bir virüstür ...
damarlarından da yosun kokusu hiç çıkmaz...


ayrıntılı bir linçte bir mikrop kanını yakmıştır hem.


bir an nefes kendi ışığıyla karşılaşır..sadece bir an....


sevilen,düş gibi nefes kesişleri yüzünden öldürülendir de ..ki hem....

ve boşluğa tutunan ip.

kum biriktiriyorum...ay yapcammm...







22:08 - Çarşamba, Eylül 27, 2006 - nefes {4} - heceye nefes'kapısı







yaKın |öte



.....